TEŞHİS
Klinik
ayırıcı teşhis
Etkilenen
yaş grubu ve aktive olan protozoon, bakteriyel ve viral
hastalıklara bağlı olarak oldukça komplike olabilir. Sindirim
ve solunum sistemi semptomu ile seyreden hastalıkların yüksek
ateş döneminde mukoz membranlardaki konjesyon ve erezyonlar
kolaylıkla klinik olarak koyun keçi vebası olarak düşünülebilir.
Klinik olarak PPR'ın şüphe edildiği olaylarda aynı zamanda
bulaşıcı keçi pleurapneumonia, pastörollosis, mavidil, ektima,
çiçek, şap, koksidiosis, kriptosporidiosis, mineral zehirlenmeler
ve özellikle genç hayvanlarda kolibasillosis her zaman dikkate
alınmalıdır. Özellikle sığırlarda sığır vebası eradikasyon
çalışmalarının serolojik ve klinik izleme dönemlerinde koyun
ve keçilerde görülen PPR olaylarının sığır vebası olmadığının
teyidi zorunludur.
Sığır
vebası:
Koyun ve keçilerde sığır vebasını klinik olarak PPR'dan
ayırt edilmesi imkansızdır. En önemli klinik ayırıcı teşhis
hastalığın aynı anda sığırlarda da görülmesidir.
Mavi
dil:
Bulaşıcı olmayan ve Culico-ides'lerle nakledilen viral bir
hastalıktır. Vektörlerin aktif olduğu dönemlerde görülür,
dolayısıyla mevsimsel bir özellik gösterir. Tür olarak koyunlar
hastalığa keçilerden daha hassastır. Akut olaylarda mortalite
%2-10 arasında değişiklik gösterir. Ancak mortalite oranı
kuzularda daha yüksek olabilir. Ağız mukozasında görülen
infla-masyon, erezyon, ülserasyon ve nekrozlar PPR'a benzerse
de dilin siyonotik renk alması, coranitis ve pododermatitis
klinik olarak PPR enfeksiyonlarında görülmez. Subakut mavidil
olaylarında ise zayıf kuzu doğumu, abortlar ve anomaliler
(ataksi, AH sendromlu kuzular) görülür ve mortalite oranı
düşüktür.
Koyun
keçi çiçeği:
Generalize, vezikülopapillöz, exanthem ana semptomu ile
karakterize akut seyirli bulaşıcı viral bir hastalıktır.
Morbidite oranı %70-90 arasında olmasına karşın mortalite
oranı klinik seyre ve hastalanan hayvanların yaşına bağlı
olarak %5-80 arasında farklılık gösterir. Yüksek ateş, göz
- burun akıntısı ve konjuktivitisi takiben vücudun kılsız
bölgelerinde (burun, dudak, meme, bacak araları, karın ve
kuyruk altında) şekillenen çiçek lezyonları klinik ayırıcı
teşhiste en önemli bulguları teşkil eder.
Ektima
(orf):
Püstüler dermatitis ana semptomu ile karakterize bulaşıcı
viral bir hastalıktır. Mevsimsel karakter göstermekte olup
genellikle kuzulama mevsiminde görülür. Kuzu ve oğlaklar
en fazla etkilenen yaş grubunu teşkil eder. Morbidite %100'
ulaşabilirse de mortalite oranı %20-50 arasında değişiklik
gösterir. Klinik olarak labial, podal, genital formlarına
rastlanır. En belirgin klinik semptom dudak, meme ve tırnak
aralarında şekillenen tipik püstüllerin oluşumudur. Püstüllerin
sekunder bakteriyel enfeksiyonları prognozu olumsuz etkiler.
Şap:
Sığır, koyun, keçi ve domuzlarda yüksek ateş, ağız mukozası
ve tırnak aralarında vezikül ve aftların oluşumu ile karakterize
bulaşıcı viral bir hastalıktır. Morbidite oranı yüksek olmasına
rağmen mortalite oranı düşüktür. Özellikle genç hayvanlarda
myokarditise bağlı ani ölümlere oldukça sık rastlanır. Enfeksiyon
spektrumunda sığırların yer alması, ağız mukozasına ilaveten
tırnak aralarında vezikül ve aftların varlığı ve salyanın
mukoid özellik göstermesi hastalığı PPR'dan ayıran en önemli
klinik bulgulardır. Ancak koyun ve keçilerde şap hastalığına
özgü lezyonlar sığırlardaki kadar belirgin değildir.
Koyun
ve Keçi Pastörollosisi:
Yüksek ateş, gastro-enteritis, deride ödemler ve akcigerlerde
nekrotik krupöz pneumoni ile karakterize bakteriyel bir
hastalıktır. Genç hayvanlar yetişkinlere oranla daha hassastır.
Genç hayvanlarda perakut ve akut klinik form yetişkin hayvanlarda
ise kronik şekil daha sık görülür. Klinik semptom olarak
yüksek ateş, iştahsızlık, baş ve boyunda ödemler, dil ve
mukoz membranların siyanotik renk alma-sı, öksürük ve kaslarda
tremorlar görülür.
Koli
basillosis:
Doğumdan sonraki ilk gün-lerde genç hayvan-larda (3-8 haftalık)
daha sık görülen genellikle perakut seyirli bir hasta-lıktır.
Hastalık etkeni E.coli'nin değişik serotip-leridir. Perakut
klinik seyirde herhangi bir klinik semptom oluşma-dan ölümler
şe-killenir. Akut klinik seyirde ise düşkünlük en yaygın
görülen klinik semptomdur. Kimi olay-larda enteritis ve
ishal görülür.
Keçiciğer
ağrısı:
Keçilerde akciğer ve pleuranın yangısı ile karakterize
mikoplazmaların neden olduğu bulaşıcı infeksiyöz bir hastalıktır.
Hastalığa genellikle sıcak ve rutubetli yerlerdeki keçilerde
daha sık rastlanır. Durgunluk, yüksek ateş, konjuktivitis,
mukoprulent karekterde kanlı burun akıntısı ve öksürük başlıca
klinik semptomları teşkil eder. Bazı hayvanlarda boyun,
baş ve vücudun başka yerlerinde ödemler, eklemlerde şişme
ve topallık görülebilir. En önemli postmortem bulgu akciğerlerin
damarlı mermer görünümünde olması, pleurada kalınlaşma ve
fibrin toplanmasıdır.