T.C.

GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI

Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü

 

ŞAP(Tabak, Foot and Mouth Disease(FMD)) HASTALIĞIYazdır

 

Şap hastalığı sığır, manda, koyun, keçi ve domuzlar ile diğer yabani çift tırnaklı hayvanların salgın viral bir hastalığıdır. İnsanlar nadiren enfekte olurlar. Hastalık dilde, damakta ve ayakta vesiküller, genç hayvanlarda kalp yetmezliği nedeniyle ani ölümler ile karekterizedir.

Hastalık, çok hızlı ve her türlü vasıta ile yayılabilir. Ölüm oranı (mortalite) %2-5 arası değişir ve ölüm genellikle genç hayvanlarda görülür. Bazı salgınlarda bu oran %50’ye kadar çıkabilir. Süt, et ve iş verimini düşürerek büyük ekonomik kayıplara sebep olur.

Bütün dünyada hastalık hem ekonomik boyutuyla, hem de hayvan sağlığını global olarak etkilemesi nedeniyle çok sayıda ülkenin gündemini oluşturmaktadır.

 

Etiyoloji

Epidemiyoloji

Patogenez

Klinik Tablo

Marazi Madde Alma ve Gönderme

Teşhis, Ayırıcı Teşhis

Korunma ve Kontrol

Antiseptik Uygulaması ve Dezenfeksiyon

Şap Hastalığı'nın Ekonomi ve Ticarete Etkisi

Aşı Prospektüsü

Mevzuat

 

ETİYOLOJİ

Şap Virusu Picornaviridia ailesinden Aphthoviruslar grubuna dahil zarsız bir virus olup tek zincirli RNA taşır.

Şap virusunun O, A, C, SAT 1, SAT 2, SAT 3 ve Asia 1 olmak üzere 7 adet farklı serotipi tespit edilmiştir. Her serotipin çok sayıda alt tipleri vardır. Serotipler arasında çapraz koruma mümkün değildir.

pH 7-9 arasında stabil olmakla birlikte en dayanıklı olduğu pH değerleri 7.4-7.6 arasıdır. Çeşitli kimyasal maddeler şap virusunu asit ve alkali pH değerlerinde inaktive ederler.

EPİDEMİYOLOJİ

Şap hastalığına karşı sığır, koyun, keçi, domuz gibi evcil hayvanlarla yabani çift tırnaklılar hassastır. Hastalığın çok bulaşıcı olması nedeniyle geniş hayvan populasyonları etkilenir.

Genellikle hastalık 10 Km içinde yayılır. Rüzgar ile virus partikülleri daha uzun mesafelere yayılabilir. Uzun mesafelere yayılma bazı özel şartlar altında meydana gelir. 1982 yılında deniz üzerinden Fransa'dan İngiltere'ye hastalığın bulaştığı ispat edilmiştir.

Şap virusunun sığır sekret ve ekstretlerde bulunma ve çeşitli ortamlarda yaşam süreleri
 

  Çeşitli Sekret/ekstret/ortamlarda Maksimum bulunma süresi(gün)
  Solunan hava 5
  Salya 14
  Burun akıntısı 7
  Osefago-faringeal sekret 530
  Gözyaşı 3
  Süt 9
  Prepusyal sekret 6
  Semen 10
  İdrar 7
  Dışkı 15
  Yapağı 14
  Sığır derisi ve kılları 28-42
  Sinekler 70
  Hastalık bulaşmış ayakkabılar 77-98
  Saman-ot v.s. 105
  Kuru hayvan gübresi 14
  Sıvı hayvan dışkısı (Kışın) 180
  Toprak yüzeyi’ (Sonbahar) 28
  Toprak yüzeyi (Yaz) 3
  İdrar 39

Karkasta bulunan viruslar kesim sonrası laktik asit tarafından inaktive edilir. Kemik iliği ve sakatatta bulunan viruslar pH da herhangi bir değişiklik olmadığından enfeksiyon kaynağı olabilir.

Sığırlar daha fazla kapasitede hava solumaları ve enfeksiyona yakalanmak için daha az virusa ihtiyaç göstermeleri nedeniyle koyun ve keçilerden daha fazla hastalığa yakalanma riski taşırlar. Büyük sürüler bireysel hayvanlardan ve küçük sürülerden daha fazla hastalık riski taşırlar.

Şap virusunun saçılma yolları

Genel olarak bulaşma üç şekilde olur.

1.Direk temas:

2.Hava yolu ile bulaşma:

3.İndirek bulaşma:

PATOGENEZ

Şap virusu oro-nasal yolla organizmaya girer. Virus farengial lenfoid dokuya ulaşarak burada çoğalır. Bunu takiben virus lenfatik sisteme geçerek, kan yoluyla doku ve organları enfekte eder. Klinik belirtilerin görülmesinden önce virus sekret ve ekskretlerde vardır. Virus çok küçük toz zerrecikleri içinde, alveoler bölgelere ve kan makrofajları yüzeyine direk taşınabilir. Hedef dokulara taşınan virus burada depolanır ve çoğalmaya başlar.

Canlı hayvanlarda veziküler lezyonların görülmesine ilaveten, enfeksiyonun ağır seyrettiği durumlarda veziküller genişler ve yara şeklini alır. Veziküllerin içi açık renkte seröz sıvı ile doludur. Genellikle kabuklaşır ve bu kabuklar yaklaşık 24 saat sonra kopar. Kabukların ayrılmasından sonra kırmızı renkte ülserler açığa çıkar. Birkaç gün sonra lezyonlar üzerinde nekrotik epitelium parçaları meydana gelir. Özellikle ağız bölgesinde ve dil üzerinde hastalığa has belirli granülasyon dokusu oluşur. Lezyonların durumu hastalığın epidemiyolojisi hakkında bilgi verir. Bu olayları takiben süratle iyileşme görülür. Ülserlerin iyileşmesiyle yeni epiteller oluşur.

Post mortem muayenelerde; rumen piluslarında büyük lezyonlar bulunabilir. Kas dokusunda düzensiz sarımsı çizgiler veya paranşimatöz dejenerasyonla karakterize lezyonlar şekillenmektedir. Bazı şap virus suşları hem yetişkin hem de gençlerde kalbe büyük zarar vererek myokardial dejenerasyona yol açar ve kalp kaplan postu görünümü kazanır. Benzer lezyonlara iskelet kaslarında da rastlanabilir. Bütün vücut yüzeyindeki mikroskopik lezyonlar birbirine benzer görüntü oluşturur. En fazla epidermis üzerindeki stratum spinozum tabakasındaki hücreler enfekte olur. Bu hücreler şişkin, eozinofiliktir ve balon dejenerasyon şeklinde isimlendirilir. Hücreler arası bağlantılar bozulmuş, hücre sitoplazması dışarı sızmış, yıkıntılar çoğalmış ve mikroveziküller oluşmuştur. Mikroveziküller ödemle doludur. Hücre yıkıntıları ve makroveziküller, lökositlerle infiltre olmuştur.

Hayvanlarda, virusun titresi düşerken nötralizan antikorlar yükselir. Enfeksiyonu takiben hayvanlar taşıyıcı durumda olabilirler. Bu taşıyıcı hayvanlardan probang yöntemiyle enfeksiyondan 2,5 yıl sonra dahi virus tesbit edilebilir. Enfeksiyondan sonra şap virusunun taşınması epidemiyolojik olarak çok önemlidir.

KLİNİK TABLO

Tipik vakalarda sığırlar 3-6 gün inkübasyon devresi gösterirler, fakat bu süre 1-11 gün arasında değişebilir. Hastalık yüksek ateş, depresyon, solunum güçlüğü, ağızda, ayakta ve memede veziküllerin görülmesiyle karakterizedir. Sağımdaki hayvanlarda belirgin olarak süt veriminde düşme görülür. Dil üzerinde, damakta, dudaklarda ve meme uçlarında içi saman rengi sıvı ile dolu veziküller görülür.

Hayvanlarda salya akması görülür. Vesiküller birkaç saat sonra açılır ve açık kırmızı renkli ülserler meydana gelir. Genellikle ayaktaki yaralar enfekte olur.

Morbitide(hastalığa yakalanma) oranı %100'e kadar varabilir, fakat mortalite (ölüm) oranı buzağılar hariç düşüktür. Genç hayvanlar yaşlılardan daha hassastır.

Post-mortem muayenede akut viral miyokarditis görülür.

Sığırlarda klinik belirtiler

Koyunlarda klinik belirtiler;

MARAZİ MADDE ALMA ve GÖNDERME

Şap hastalığının kesin teşhisi ve tip tayini için çift tırnaklı hasta hayvanlardan alınacak marazi maddeler en seri vasıta ile aşağıdaki esaslar dahilinde Şap Enstitüsüne gönderilir.

1. Marazi maddeler mümkün olduğu kadar antiseptik tatbik edilmemiş hasta sığır, koyun, keçi domuzlardan alınır.

2. Marazi madde alınırken ve gönderilirken kullanılacak bütün alet ve malzemelerin steril olmasına dikkat edilmelidir

3. Marazi maddeler; Şap Enstitüsü Müdürlüğünce hazırlanmış ve içerisinde gliserin iso-buffer solüsyonu bulunan şişelerle gönderilir. Temin edilmemesi halinde, marazi maddeler serum fizyolojik solüsyonlu kablarla gönderilir. Marazi maddeler kaplara konulduktan sonra etiketlenip ağızları parafinlenir.

4. Tip tayini için gönderilecek materyal yeni şekillenmiş lezyonlu kısımlardan seçilir. Bunlar tercih sırasına göre ;

5. Gönderilecek vezikül sıvısı; dil, damak dudak, meme ve ayakta teşekkül eden patlamamış yeni veziküllerden steril şırınga ile çekilmiş olmalıdır.

6. Gönderilecek olan marazi maddeler bir (1) gramdan aşağı iki (2) cm2 den küçük olmamalıdır. Her hayvandan alınan marazi maddeler ayrı ayrı şişelere konulmalıdır.

7. Hastalığı geçirmiş ve herhangi bir lezyon görülmeyen hayvanlardan kan serumu gönderilmelidir. Kan serumu gönderilirken şu hususlara dikkat edilmelidir.

8. Hazırlanan marazi maddeler en seri vasıta ile Şap Enstitüsü Müdürlüğü P.K. 714 06044 Ulus/ANKARA adresine gönderilir.

(Eskişehir Yolu 7.km. Tel;0312 287 36 00, fax; 287 36 06, www.sap.gov.tr )

TEŞHİS, AYIRICI TEŞHİS

A-Klinik Teşhis (hastalık belirtilerine gore)

B-Laboratuvar Teşhisi

Klinik olarak hastalığın teşhisi konsa bile kesinlikle tip tayini için laboratuvara marazi madde gönderilmelidir. Şap virusunun tip tayininin yapılması hastalığın teşhisi yanında epizootiyoloji ve aşılama stratejilerinin saptanmasında kritik öneme sahiptir.

Ayırıcı Teşhis; Klinik belirtilerin şap hastalığına benzer vesiküler hastalıklarla karıştırılabilmesi nedeniyle büyük salgınlar dışında klinik olarak direk teşhis koymak güçtür. Veziküler stomatitis, Sığır vebası, Mukosal disease, Enfeksiyöz bovine rhinetracheitis, Mavidil, Sığır papuller stomatitisi, Bovine viral diare, Koyun ve keçi vebası, panarisyum, piyeten gibi hastalıklarla karışabilir

KORUMA VE KONTROL

Kontrol tedbirlerinin amacı bir anlamda bulaşmanın önlenmesidir.

Şap Hastalığı'na Karşı Önlemler

Şap hastalığının mücadelesinde alınacak önlemler iki yönden ele alınabilir.

1.Hastalık çıkmadan önce alınacak genel tedbirler:

2. Hastalık çıktıktan sonra alınacak önlemler:

Şap Hastalığı Mücadelesinde Dünyada Uygulanan Metodlar;

1. Kesim metodu: Hijyen kuralları ile beraber Hasta ve hastalıktan şüpheli hayvanlar öldürülür yakılarak veya gömülerek imha edilir. Kontamine malzemeler, et, süt vb. ürünler imha edilir. Bu işlemler dezenfeksiyon dahil sıkı hijyen kuralları ile beraber aşılamanın yapılmadığı ülkelerde uygulanmaktadır. İngiltere, Kanada, A.B.D., Norveç gibi ülkelerde uygulanmıştır.

2. Kesim ve çevre aşılama metodu: Hijyen kuralları ile beraber Hastalığın kontrol altına alındığı ülke ve bölgelerde yıllık aşılama olmaksızın enfekte hayvanlar ve şüpheliler karantinaya alınır. Enfeksiyon bölgesinin çevresindeki hayvanlar aşılanırlar. Danimarka, İsveç, İsviçre, Hollanda, Meksika gibi ülkelerde uygulanmıştır.

3. Aşılama Metodu: Hedef populasyonunun en az % 80 ‘nin şap hastalığına karşı aşılanarak yeterli korumanın sağlanabilmesi amacıyla yılda iki dönem şeklinde yoğun koruyucu aşılama kampanyaları sürü bağışıklığını sağlamaktadır. Hastalığın endemik olduğu Arjantin, Brezilya ve Afrika’nın bazı bölgeleri ile Ülkemizde bu metod uygulanmaktadır

Ülkemizde Mücadele; Bakanlığımız Şap Enstitüsü Müdürlüğünce O1 Manisa, A Aydın 98(A İran 96 ile homolog) ve Asia 1 suşlarını karşı aşı üretilmektedir, Şap virus tiplerinin ülkedeki seyrine göre monovalan, bivalan ve trivalan(tekli,ikili,üçlü) suşlarını kapsayan aşılar yıllık programlar doğrultusunda kullanılmaktadır.

İllerde ki büyükbaş hayvanların tamamı ilkbahar ve sonbahar dönemi olmak üzere yılda 2 kez aşılanmaktadır. (ancak sonbahar kampanya döneminde; Trabzon, Rize, Artvin, Giresun, Ordu, Bartın illeri ile Kastamonu İlinin Abana, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Doğanyurt, İnebolu sahil İlçelerinde bulaşma riski bulunan büyükbaş hayvanlara stratejik aşı uygulanmaktadır)

Trakya Bölgesinde şap hastalığı yönünden aşılı ariliğe geçilebilmesi hedeflenmekte olup, bu bölgede şap hastalığına karşı kampanya tarzında yoğun aşılama ile birlikte, mihraklarda hasta hayvanlara kesim metodu uygulanmaktadır. Kesim metodu “Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği” hükümlerine göre tanımlanmış, şap aşısı uygulanmış ve kanuna uygun sevk edilmiş hayvanlarda uygulanmaktadır. 3285 sayılı HSZKY’nin 134. maddesi (g) bendine göre, Trakya Bölgesindeki hastalığın açık belirtisini gösteren ve laboratuvarlarca hastalığın varlığı ve tipi tespit edildikten sonra öldürülecek veya kestirilecek hayvanların takdir edilecek kıymetlerinin tamamı, hastalığın açık belirtisini göstermeyen ancak laboratuvarda hastalığın varlığı tespit edildikten sonra kestirilen hayvanların ise takdir edilecek kıymetlerinin dörtte üçü ödenmektedir

Şap hastalığının kontrolü için uluslararası sıkı işbirliği gereklidir.

Şap hastalığı ile mücadelede etkin olan kurallar Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisinin (OIE)  “Hayvan Sağlığı Kodu”nda belirtilmiştir. Bu kurallar dahilinde ülkenin bir bölgesi, ülke geneli veya birkaç bölge birlikte değerlendirilebilir. Hastalık mücadelesinde uygulanan stratejiye göre bölgeler;

    1. Aşılamanın olmadığı Hastalıktan Ari Bölge,
    2. Gözetim Altındaki Bölge,
    3. Aşılama ile Hastalıktan Arındırılmış Bölge,
    4. Tampon Bölge,
    5. Enfekte Bölge şeklinde tanımlanmaktadır.

Bir ülke veya bir bölgenin gerek şap hastalığı ve gerekse diğer salgın hastalıklarla mücadelede, hastalıktan ari olduğunun deklare edilebilmesi için aşağıda belirtilen işlemin takip edilmesi gerekir.

    1. Hastalıktan Geçici Arilik,
    2. Hastalıktan Arilik,
    3. Enfeksiyondan Arilik.

ANTİSEPTİK UYGULAMASI VE DEZENFEKSİYON

Şap hastalığına yakalanan hayvanlarda virus etkinliğini azaltarak tedaviye yardımcı olmak için antiseptikler, barınaklar, nakil vasıtası, yem, kıyafet, malzeme gibi yeni bulaşmalara sebep olabilecak şüpheli herşeyi dezenfekte etmek için yapılacak uygulamalarda aşağıdaki şekilde hareket edilir :
 

  Ağız ve meme yaralarında kullanılacak antiseptik solüsyonlar;

%

  Sodyum karbonat ( Çamaşır sodası )

2-3

  Sodyum bikarbonat ( Yemek sodası )

10-15

  Potasyum Permanganat

0,5

  Potasyum klorat

0,5

  Sirkeli su

10

  Diğer uygun dezenfektanlar
  Ayak yaralarında kullanılacak antiseptik solüsyonlar;  
  Sodyum hidroksit

1-2

  Sodyum karbonat ( Çamaşır sodası )

3-5

  Sodyum hipoklorit

1-2

  Potasyum hipoklorit sol.

1-2

  Potasyum hidroksit

1-2

  Diğer uygun dezenfektanlar  
  Barınak, Hayvan Nakil Araçları ve alet-malzemelerin Dezenfeksiyonu;

Kaba temizlik yapıldıktan sonra şu solüsyonlar uygulanır

  Organik asitler

0,25

  Formol ( 1 Lt. Suya 20 cc )

1

  Kreolin

3-5

  Diğer uygun dezenfektanlar  

 

  Giyim Eşyasının Dezenfeksiyonu: Kaba temizlik yapıldıktan sonra, ya eşyalar büyükçe bir kap içinde hazırlanan % 4-5’lik çamaşır sodalı suya atılarak 1 saat bekletilir. Yada etüv bulunan yerde bulaşık eşyalar etüve konur veya kaynar su buharına tutulur
  Yemlerin Dezenfeksiyonu: Miktarı az olduğu takdirde yakılır. Ekonomik sebeplerle bu işlem yapılmadığı takdirde sadece virusla bulaşık olması kuvvetle muhtemel olan kısımları yakılarak imha edildikten sonra, kalan kısım kapalı ve mahfuz yerler içinde bir gün formol buharına maruz bırakılır ve iyice havalandırıldıktan sonra kullanılır. Mümkünse hastalığa duyarlı olmayan türlere yedirilir
  İçme Suyunun Dezenfeksiyonu: Şaplı hayvanlar tarafından bulaştırılmış çeşme, yalak, havuz gibi sulama yerlerindeki sular, uygun dezenfektanlardan biri ile ilaçlandıktan sonra boşaltılır ve yeniden dezenfekte edilerek sağlamların faydalanmasına açılır. Bulaşık sular hayvanlara içirilmez. Herhangi bir sebeple bu gibi suları içirme zorunluluğu olduğunda, eczanelerde ruhsatlı müstahzar olarak satılan antiseptiklerden biri, tarifesindeki ölçülerde suya katılır.

ŞAP HASTALIĞININ EKONOMİ VE TİCARETE ETKİSİ

Şap hastalığının meydana getirdiği kayıplar

Şap hastalığından dolayı ülkemizde yıllık % 15 süt kaybı görülmektedir. Süt kaybından dolayı uğradığımız zarar yaklaşık 8 milyon ABD $ dır. Et kaybı ise % 10 dolayındadır. Et kaybından dolayı uğradığımız zarar ise 81 milyon ABD $dır

AŞI PROSPEKTÜSÜ

Şap aşıları inaktif viruslar ile hazırlanırlar. Aşıda kullanılacak şap virusunun seçimi çok önemlidir. Aşı virusu yüksek "r" değeri kadar iyi kültür özelliğine de sahip olmalıdır. Aşı üretildikten sonra zararsızlık ve bağışıklık yönünden test edilmelidir. Aşı monovalan, bivalan, trivalan ve polivalan şekillerde hazırlanabilir. Aşılama genellikle sığırlarda koyunlardan daha fazla olarak uygulanmaktadır.

Bakanlığımıza Bağlı Şap enstitüsü Müdürlüğünde iki farklı adjuvantlı şap aşısı üretilmektedir

“1. ALÜMINYUM HIDROKSIT VE SAPONIN ADJUVANTLI ŞAP AŞI PROSPEKTÜSÜ

Şap aşıları; sığır, koyun, keçi, manda ve domuzlarda şap hastalığına karşı Şap Enstitüsü'nde O, A ve Asia-1 tiplerine karşı hazırlanmış aşılardır. Bu aşılar.BHK21, hücre kültürlerinde üretilen şap aşı virüsları BEİ ile inaktive edilerek, alüminyum hidroksit ve saponin adjuvantlı olarak hazırlanmıştır. Koruyucu olarak % 0.01 oranında merthi-olate ilave edilmiştir

AŞININ UYGULANIŞI

AŞI DOZU

AŞILAMA SONRASI REAKSİYONLAR

Aşılama yerinde şişlik, hafif ateş. iştahsızlık ve süt veriminde azalma gibi reaksiyonlarının yanında bütün aşılarda olduğu gibi hipersensitive reaksiyonları görülebilir

AŞININ SAKLANMASI VE NAKLİ

UYARILAR

AŞILAMA PROGRAMI

AMBALAJ ŞEKLi

2.TURVAC-OIL YAĞ ADJUVANTLI ŞAP AŞISI PROSPEKTÜSÜ

Yağ adjuvantlı şap aşıları; sığır, koyun, keçi, manda ve domuzlarda şap hastalığına karşı hazırlanmış aşılardır. Bu aşılar, BHK21 hücre kültürlerinde üretilen şap aşı viruslarının BEİ ile inaktivasyon ve konsantrasyonunu takiben yağ adjuvantı (Montanide ISA-206) ile emülsifiye edilmesiyle hazırlanır.

AŞININ UYGULANIŞI

AŞI DOZU

AŞILAMA SONRASI REAKSİYONLAR

AŞININ SAKLANMASI VE NAKLİ

UYARILAR

AŞILAMA PROGRAMI

AMBALAJ ŞEKLİ

MEVZUAT

3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunun 4.maddesi gereği, şap hastalığı ihbari mecburi bir hastalıktır. 3285 sayılı Hayvan sağlığı ve Zabıtası Kanununu ile Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Yönetmeliğinin Genel hükümleri dışında Şap hastalığına ait HSZ Yönetmelikteki spesifik bölüm (konuyla ilgili diğer mevzuat bilgileri   http://www.kkgm.gov.tr/Mevzuat/MevList.htm adresinde yer almaktadır.)

 “Şap Hastalığı

Madde 108- Şap hastalığı çıktığında hayvan sağlık zabıtası komisyonu toplanır; "Yönetmeliğin Birinci Kısmının Dördüncü Bölümündeki" hastalık çıkışında alınacak genel tedbirleri ve hastalığın durumuna göre aşağıdaki özel tedbirleri kararlaştırır.

a) Şap hastalığı çıkan yer ile su ve meraları müşterek olan köyler karantina altına alınır. Geçit noktalarına hastalığın adı yazılı levhalar asılır. Hastalık aynı zamanda birkaç köyde veya mahalde çıkmış ise hepsini içine alan genel bir kordon konur.

b) Şap hastalığının tipini tespit için usulüne göre alınan hastalıklı numune derhal Şap Enstitüsüne gönderilir. Şap Enstitüsü hastalığın tipini belirler ve gerekli aşıyı il veya ilçe müdürlügüne gönderir. Hastalık mikrobunun durumu dikkate alınarak, hasta ve hastalıktan şüpheli hayvanlar dışındakiler aşılanır.

c) Şap hastalığı çıkan yerdeki hayvan park, pazar ve panayırı kordon sahası içinde ise çift tırnaklı hayvanlara kapatılır. Hastalık yayılma özelliği gösteriyorsa il hayvan sağlık zabıtası komisyonu kararıyla ildeki bütün hayvan pazar ve panayırları çift tırnaklı hayvanlara kapatıldığı gibi çift tırnaklı hayvanlarla yapılan sevkiyat ve nakliyat yasaklanır.

d) Hastalık bir köyde, mahalde veya ahırda çıktığında, buraların dışında bulunan yerlerdeki hayvanlara bulaşması mümkün değilse buralarda sınırlı karantina konur. Hastaların, hastalıktan ve bulaşmadan şüphelilerin hastalık tamamen sönünceye kadar dışarıyla teması önlenir.

e) Karantina altına alınan yerden çift tırnaklı hayvanlar ile ot saman gibi hayvan yemlerinin ve hayvan maddelerinden tırnak, boynuz ve derinin çıkarılması yasaktır. Sütün kaynatıldıktan sonra çıkarılmasına izin verilir.

f) Karantinaya alınan yerlerden transit olarak geçirilecek hayvanlar kapalı vasıtalarla nakledilirler. Hayvanlar karantina bölgesini geçinceye kadar su ve yem vermek için vasıtalardan indirilmez. İndirilenler derhal 15 gün karantinaya alınır.

g) Hastalar, hastalıktan ve bulaşmadan şüpheliler sahibinin isteği halinde kapalı vasıta ile kesilmek için en yakın mezbahaya gönderilir. Et ve derileri hakkında bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

h) Karantina bölgesindeki hastalıksız hayvanların kesilmek için kapalı vasıtalarla mezbahaya sevkine müsaade edilir. Ancak deri, boynuz ve tırnakları dezenfekte edildikten sonra serbest bırakılır. Hükümet veteriner hekimi gerekli kontrolleri yapmakla yükümlüdür.

i) Şap hastalığının bulunduğu yerdeki tek tırnaklı hayvanların karantina bölgesi dışına çıkarılmasına tırnakları dezenfekte edildikten sonra müsaade edilir.

j) Şap hastalığını takiple görevlendirilen hükümet veteriner hekimi hastalık tamamen sönünceye kadar hastalıklı bölgeyi devamlı kontrol eder. Hayvan sahiplerine hastalık hakkında bilgi verir. Hastaların tedavisi için mümkünse ilaç yardımı yapar; ilacı nasıl kullanacaklarını öğretir.

k) Şap hastalığı sebebi ile konulan karantina son hastanın iyileşmesinden veya ölümünden 15 gün sonra hükümet veteriner hekiminin kontrolünde yapılan dezenfeksiyonla kaldırılır.

l) Bakanlıkça her yıl tespit ve ilan edilen mücadele bölgelerinde hastalığın varlığı ve tipi tespit edilen hayvanlar tazminatlı olarak öldürülür veya kestirilir. Hastalıktan ölen veya öldürülen hayvanlar iki metre derinliğindeki çukurlara üzerlerine sönmemiş kireç dökülerek gömülür. Mümkün olmadığı hallerde tamamen yakılarak imha edilir. (Değişik: 5/6/1995- 95/6966 K.)

m) Şap hastalığı ile mücadele için alınacak diğer karar ve tedbirler ile Bakanlıkça her yıl tespit ve ilan edilen mücadele bölgelerindeki uygulama esasları Bakanlıkça belirlenir. (Değişik: 5/6/1995- 95/6966 K.)”

Yararlanılan Kaynaklar: Şap Enstitüsü, Resmi Gazete, Şap Hastalığı Mücadele Talimatı

 

©KKGM - Akay Cad. No:3 Bakanlıklar/ANKARA   Tel: (009)-0312-4174176